Kaslar içinde yer alan tetik ‘trigger’ noktalar ve gergin ‘taut’ bantlar bölgesel ağrıya neden olabilmektedir. Bu hassas noktaların ortaya çıkmasında hava, fiziksel aktivite, genel stres, uyku kalitesi gibi çeşitli faktörlerin etkili olduğuna inanılmaktadır. Bu etkilere karşı kas hareketlerindeki kısıtlanma ve vücutta meydana gelen strese bağlı değişiklikler bu bantların oluşmasını sağlar. Tüm bu değişiklikler merkezi sinir sistemini uyarır ve motor refleksleri harekete geçirir, tetik nokta ve etrafında, ağrı maddeleri ‘aljezik maddeler’ adı verilen ve salgılandığı kas dokusunda hassasiyet ortaya çıkmasına neden olan maddelerin salınmasına neden olur.
Kadınlarda özellikle de 30-40 yaş arasında en sıktır. Hastalığın bir özelliği de, başlangıç yaşı ile teşhis yaşı arasındaki sürenin uzunluğudur. Bu da hastaların birkaç yıl süreyle ağrıyla birlikte yaşadıklarını göstermektedir.Miyofasyal ağrı sendromundaki kas içi sert bandların gerilmesi ile bu gergin bandların olduğu alanlarda ağrı ortaya çıkarırken fibromiyalji sendromunda görülen tetik noktalar palpe edildiklerinde uzak bir bölgede ağrı oluştururlar.Tetik nokta enjeksiyonunun başarısı bu noktaların bulunması ve buraya uygulanmasına bağlıdır.
Tetik noktalar tespit edilerek 3-5 cc lokal anestezik madde veya serum fizyolojik enjekte edilir. Enjeksiyon için kısa veya uzun etkili lokal anestezikler kullanılabildiği gibi, kuru enjeksiyon ya da botoks ta kullanılabilmektedir.
Tetik nokta enjeksiyonunda, eğer tetik noktalara ulaşılabilmişse ağrı, enjeksiyondan birkaç dakika sonra gerilemektedir. Tetik nokta enjeksiyonu en az bir gün aralıklarla üç defa uygulanmaktadır.
Kullanılan ilaçlara bağlı olarak yan etkiler görülebilmektedir. Lidokain, sistemik toksisite yapmadan sersemlik, yorgunluk ve amnezi yapabilmektedir. Lokal irritasyon yapmaz. Allerjik reaksiyonlar seyrektir.
Robotik lazer tedavisi, ağrı ve iltihaplanmayı azaltmak, hasarlı dokuların yenilenmesini hızlandırmak için kullanılan yüksek teknolojiye dayalı bir tedavi yöntemidir. Özel robotik cihazlar yardımıyla doğrudan sorunlu bölgeye uygulanan lazer ışınları, doku sağlığını destekleyerek ağrıların hafifletilmesini sağlar. Düşük risk taşıyan bu tedavi, cerrahiye alternatif olarak sunulur ve hızla iyileşme sağlama avantajı sunar. Kas ve eklem sorunlarından fibromiyaljiye kadar geniş bir yelpazede etkili olan robotik lazer, tedavi sürecinde minimum iz bırakması ve yüksek doğruluk oranıyla dikkat çeker.
Lazer tedavisi, genel olarak dokulara odaklanan lazer ışığı kullanmak suretiyle ağrıyı ve iltihapları azaltmayı ya da dokuların iyileşme süreçlerini hızlandırmayı hedefler. Bu işlemlerde ağrı ya da hasarlı olan noktalara direkt uygulanan ışık enerjisinden faydalanılır. Robotik lazerler cerrahi işlemler esnasında çok ufak izler bırakır. Bu durum, hem estetik açıdan hem de dokunun korunması açısından da önemli bir detaydır. Robotik lazerler, hızlı ve kendini tekrar edebilen işlemlerde oldukça başarılıdır. Dolayısıyla geleneksel yöntemlerle çok uzun sürebilen cerrahi işlemler, lazer yönteminde hızlı biçimde neticelenebilir.
Doku rejenerasyonlarında ya da yara/ağrı iyileştirmelerinde lazer, ideal bir yöntem olarak kabul görür. Örneğin MLS lazer sitemlerinin, enflamasyon baskılayıcı etkisi çok daha yüksektir. Üstelik robotik uygulama başlığı ile beraber ilgili bölgeye daha homojen bir biçimde ışın verme şansı oluşur. Ağrı kesici etkisi sayesinde dokuların yenilenme düzeyi artırılır. Bu durumu “biyostimülant etki” olarak açıklamak mümkündür. Özellikle de cerrahi işlemlerden sonraki süreçlerde ciddi bir ayrıcalık sağlar.
Genel olarak robotik lazer işlemleri ile beraber çok daha etkili ve hızlı bir iyileşme elde edilir. Çeşitli hastalıklardan ya da özel durumlardan kaynaklı olarak ortaya çıkabilen hareket sınırlılığı ya da hareket bozukluğu giderilir ve kişi günlük aktivitelerini yapmaya devam edebilir. Yaş ilerledikçe hareket sınırlılığı ya da bozukluğunu engellemek adına çeşitli ilaçlar, geleneksel rehabilitasyon çözümleri ya da ameliyatlar tek başlarına yeterli olmayabilir.
Yüksek yoğunluklu robotik lazer yöntemleri, dalga boyu ve yüksek gücüyle etkili sonuçlar yaratır ve iyileşme hızlandırılır. Robotik lazer uygulamaları; ağrı kesici, ödemleri düşürücü, kas gevşetici bir etkiye sahiptir. Aynı zamanda dolaşımı artırıcı etkisiyle de daha az seansla daha verimli sonuçlar yaratır. Yüksek yoğunluklu lazer tedavisi, genellikle aşağıdaki hastalıklar için kullanılır:
Robotik lazer tedavisi için uygun hastalar kimlerdir? Robotik lazer tedavisinin herhangi bir yan etkisi var mıdır?
Ameliyatsız bel fıtığı tedavi yöntemleri teknolojinin gelişmesi ile daha başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür. Hastaların cerrahi olmadan vücut bütünlüğü bozulmadan ağrılarından kurtulması hasarlı dokunun iyileşmesi olabilmektedir. 2016 yılında yayınlanan bir yayına göre robotik lazer tedavisindeki düşük yoğunluklu lazer tedavisi hücre zarındaki reseptöre ve oradan hücrenin enerji merkezindeki mitokondriye mesajlar gönderiyor. Bu mesajlar hücreyi kontrol eden DNA ya ulaşıyor. Böylece hücrenin etkin bir şekilde çalışması sağlanıyor. Enerjisi yükselen ve bilgi alan hücreler daha iyi çalışırlar. Bu lazer ışınların etkilediği kemik, kıkırdak, kas, bağ ve hücrelerden oluşan dokulara fayda sağlamaktadır. Düşük yoğunluklu lazer tedavisi dokuyu lokal etkileyerek ve sistemik olarak kan ve akupunktur noktalarını etkileyerek iyileşme ve yenilenmesini sağlamaktadır.
Robotik lazer tedavisinin fizyolojik etkileri nelerdir?
Robotik Lazerin Özellikleri Nelerdir?
Hilterapi ya da yüksek yoğunluklu lazer yöntemi, pek çok tedavi opsiyonu ile sonuç alınmayan dokuları ya da kas yapılarını tekrardan faaliyete geçirir. Ağrıyı hızlı bir şekilde kesmesi ve hastayı günlük yaşamına döndürebilmesi, robotik lazer teknolojisinin en önemli özelliğidir. Yapay zekâ destekli cihazla beraber pek çok rahatsızlıkta milimetrik denebilecek atışlar gerçekleştirebilir. Dolayısıyla insan kaynaklı hatalar bu süreçte hemen hemen sıfırlanabilmektedir.
Yan etkileri (hassasiyette geçici değişim, karıncalanma) nadir olarak görülebilen bu uygulama, tekniği gereği herhangi bir risk teşkil etmez. En önemli özelliklerinden biri de işlemin hızlı sonuçlanmasıdır. Başarı oranının oldukça yüksek olduğu robotik lazer, ne kadar derinde olursa olsun ağrının kaynağına inebilmektedir. Bu yöntemde fotomekanik etkiler uygulanmaktadır. Yoğun düzeyde enerjiyi derinlere dek transfer ederken dokuları ısıtmaz.